Syntheses and characterization of benzimidazole containing polymers: A comparitative study on donor unit effect and influence of H-bonding
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Kimya Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2013
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: AYDA GÖYÇEK NURİOĞLU
Eş Danışman: ALİ ÇIRPAN
Danışman: LEVENT KAMİL TOPPARE
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmanın ilk kısmı, iki Donör-Akseptör-Donör (DAD) tipi polimerin -poli(2-heptil-4,7-di(tiyofen-2-il)-1H-benzo[d]imidazol) (BImTh) ve poli(4,7-bis(2,3-dihidrotiyeno[3,4-b][1,4]dioksin-5-il)-2-heptil-1H-benzo[d]imidazol) (BImEd)- elektrokromik özelliklerinin karşılaştırılmasından oluşmaktadır. Donör ünitenin etkileri üzerine bir karşılaştırma yapmak amacıyla, sentezlenen DAD tipi polimerler aynı akseptör üniteyi ?benzimidazol- ve iki farklı donör üniteyi ?tiyofen ve 3,4-etilendioksi tiyofen (EDOT)- barındıracak şekilde dizayn edilmişlerdir. Elde edilen polimerlerin her ikisi de düşük enerji bant aralıklarına (PBImTh için 1.93 eV, PBImEd için 1.74 eV) ve multikromik özelliğe sahiptir.Çalışmanın ikinci kısmında, 4,7-bis(2,3-dihidrotiyeno[3,4-b][1,4]diokzin-5-yl)-2-fenil-1H-benzo[d]imidazol (BImBEd) sentezlenmiştir. İmidazole halkasındaki amin grubu ile EDOT molekülündeki oksijen atomu arasındaki olası intramoleküler hidrojen bağını incelemek amacıyla, elektrokimyasal polimerleşme sırasında ortama farklı miktarlara trifloroasetik asit (TFA) ve derişik sodium hidroksit (NaOH) çözeltisi eklenmiştir. Bu uygulamalar sırasıyla imin bağının protonlanmasına ve amin bağından proton kopmasına sebep olmuştur. Polimerin optik özelliklerinde meydana gelen değişimlerin protonlanan amin bağları ile de-protonlanan imin bağlarının miktarına bağlı olduğunu kanıtlamak için 1,4-bis(2,3-dihidrotiyeno[3,4-b][1,4]diokzin-5-yl)benzen (BEDOT-B) de sentezlenip aynı uygulamalara maruz bırakılmıştır. Elde edilen sonuçlar, çözünebilir olmayan bir polimerin dahi zincir konformasyonunun polimerleşme sırasında yapılan asit ve baz uygulamalarıyla kontrol edilmesinin mümkün olduğunu göstermiştir.